İstanbul - Gelecekten Bir Gün

 

EN GÜZEL GÜNÜM GECEM

Ve en sonunda iniyorum trenden, kalabalığın arkasına takılıp yürümeye başlıyorum. Tek bildiğim Haydarpaşa’da olduğum, güneş vurduğu anda yüzüme kaldırıyorum gözümü, bakınca etrafıma içimden bir ses’’Ey Fatih’in incisi ey ihtiyar payitaht ben geldim ‘’deyiveriyor. Doğruca bir taksi çevirip kayıt için soluğu Boğaziçi Üniversite’sinde alıyorum.
Daha Boğaziçi kampüsüne girdiğim anda hayatımın en müthiş 4 yılını yaşayacağımı anlıyorum. Kayıtlarımı çabucak yaptırıp, Kız kulesini, Aşıklar tepesini, Ayasofya’yı görmek, Boğaz’a karşı bir çay olsun içip Ulubatlı Hasan’lara bir Fatiha göndermek geliyor içimden. Kayıtları yaptırdıktan sonra ‘O’ geliyor aklıma keşke burada olabilseydi. Yurtta yer ayarlamak için yurtları gezmeye başlıyorum. Şanslıyım ilk girdiğim yurtta bir yer buluyorum.
Oda arkadaşlarımla bile tanışmadan Sultanahmet’te alıyorum soluğu. Hayatımda ilk defa gülerek bu kadar çok fotoğraf çektiriyorum. Ayasofya’yı da gördükten sonra hava kararmaya başlıyor. Hiç bir işim olmadığı halde sırf vapura biniyor olmak için elime balıkların rızkı olan 1 simit alıp biniyorum vapura, simidi parçalayıp boğazın serin sularına balıkları düşünerek atıyorum. Kısa bir yolculuk oluyor ama galiba aşık oluyorum İstanbul’a aşk deyince O geliyor aklıma bu kadar güzel bir şehirde, onunla yürüyor olamamak sevincimi buruklaştırıyor biraz.
Keşke biraz daha idealist olsaydı, keşke burada olsaydı, keşke boğazı beraber seyretseydik, deyiveriyorum.
Daha sonra bu anlamsız keşkelerden sıyrılıp İstiklalde yürümeye başlıyorum.
Işıl ışıl, rengârenk ve kalabalık bu caddede balkonlara bakarak ilerliyorum. Her yerden farklı bir melodi geliyor derken tanıdık bir şeyler duyuyor kulağım hemen sesin geldiği yöne koşuyorum. Sokakta çalan amatör bir müzik grubunun söylediği bu şarkıyı iyi biliyorum ama ilk defa bu kadar yaşarak dinliyorum.
‘’Akşama doğru azalırsa yağmur kız kulesi ve adalar’’
‘’Ah burada olsan çok güzel hala İstanbul’da sonbahar’’
Biraz yürüyünce acıktığımı hissediyorum. Gözüme çarpan köfte ekmekçiden İstanbul kokulu yarım ekmek köfte alıp oturuyorum Boğaz’a karşı bir tabureye.
Biraz yürüdükten sonra şeklinden tarihi olduğunu anladığım çeşmeden bir yudum su içince yurda dönmem gerektiğini ve yarın çok işim olduğunu hatırlıyorum. Hızlıca bir taksi durdurup vapur iskelesine gidiyorum.
Yarım saat gibi bir sürede varıyorum yurda.
Uzanınca yatağıma yabancısıyorum. Yastığımı, yatağımı, evimi, ailemi ve en çokta aşkımı özlediğimi anlıyorum.
Önce annemi arıyorum onları özlediğimi söyleyip tek tek konuşuyorum ve iyi geceler diyerek kapatıyorum telefonu.
Daha sonra onu arıyorum.’’Seni İstanbul’dan bile çok seviyorum. İyi geceler Meleğim. Tatlı rüyalar.
Gözlerimi yavaş yavaş kapatırken en güzel günüme son söylediğim 3 kelime ‘’İYİ GECELER İSTANBUL’’ oluyor.

 

CEOGEN - DENEMELER

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !